Toki muhammen bedel nedir ?

Kerem

New member
Toki Muhammen Bedel ve Sosyal Eşitsizlik: Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Perspektifinden Bir Bakış

Toplumun en temel yapı taşlarını oluşturan sosyal sınıflar, cinsiyet ve ırk, yaşamın her alanını olduğu gibi konut piyasasını da derinden etkilemektedir. Türkiye'deki konut projelerinin önemli oyuncularından biri olan TOKİ, düşük gelirli kesimlere konut sunma amacı gütse de, uygulanan "muhammen bedel" (başlangıç fiyatı) ve belirli ödeme koşulları, sosyal eşitsizlikleri yeniden üretiyor. TOKİ'nin konut projeleri, daha çok orta ve alt sınıftan bireylerin hayalini kurduğu evleri elde etme fırsatı sunduğunu iddia etse de, bu fırsatlar aslında pek çok durumda sadece belirli toplumsal gruplara hitap ediyor. Bu yazıda, TOKİ'nin muhammen bedelinin toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle nasıl şekillendiğine dair bir analiz yapacağız.

Muhammen Bedel: Fiyat Etiketinin Gerisindeki Sosyal Yapılar

TOKİ, dar gelirli bireylerin ev sahibi olabilmesi için belirli koşullar altında satışa çıkardığı konutların fiyatlarını “muhammen bedel” adı altında belirler. Bu bedel, aslında konutun başlangıç fiyatını gösterirken, sadece ekonomik değil, toplumsal yapıları da yansıtan bir göstergedir. İstatistiklere ve TOKİ'nin geçmiş uygulamalarına bakıldığında, muhammen bedelinin genellikle düşük gelirli grupların bütçelerini zorlayacak şekilde belirlendiği görülmektedir.

[color=] Kadınlar: Toplumsal Cinsiyet Normlarının Etkisi

Kadınların iş gücüne katılımı, ekonomik bağımsızlıkları ve toplumsal rollerinin ev sahibi olma sürecindeki etkisi büyük bir rol oynar. Türkiye’de kadınların, erkeklere göre daha düşük ücretlerle çalıştıkları ve daha fazla ev içi sorumluluk taşıdıkları bir gerçek. Bu durum, onların ekonomik açıdan daha kırılgan olmalarına neden olur. Kadınlar, TOKİ'nin konut projelerinde yer almak istediklerinde, genellikle erkeklere göre daha fazla zorlukla karşılaşırlar. Ev sahibi olmak, kadının "güvenli" bir yaşam alanına sahip olması anlamına gelir, ancak toplumsal cinsiyet eşitsizliği bu fırsatları sınırlamaktadır.

Örneğin, kadınların iş gücüne katılım oranının düşük olması, genellikle TOKİ'nin belirlediği muhammen bedelin ödenebilirliğini engeller. Erkeklerin iş gücüne katılım oranı daha yüksekken, kadınlar genellikle ev işlerinden dolayı daha az ekonomik bağımsızlığa sahiptirler. Kadınların sosyal yapının etkisiyle daha düşük maaşlar almaları ve istihdamda karşılaştıkları engeller, onlara konut alırken yeterli ekonomik kaynak yaratma şansı vermez. Ayrıca, kadının yalnızca bir ev alıcısı değil, aynı zamanda evin bakımını üstlenen kişi olarak evin içinde de sosyal normların baskısı altındadır.

[color=] Erkekler: Çözüm Arayışı ve Ekonomik Yük

Erkekler, geleneksel olarak ailenin maddi yükünü taşıyan kişiler olarak görülür. Bu, konut edinme noktasında onlara avantaj sağlamış olabilir; ancak bu avantaj, ekonomik eşitsizlikleri dikkate aldığımızda yine de sınırlıdır. Erkekler, TOKİ’nin projelerindeki muhammen bedelleri ödeyebilme noktasında daha fazla çözüm üretme kapasitesine sahip olsalar da, bu çözüm üretme süreci genellikle borçlanma ve uzun vadeli finansal yük anlamına gelir. Ayrıca, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımının, toplumsal normlardan ve cinsiyet rollerinden bağımsız olduğu düşünülemez. Erkeklerin genellikle daha az sorumluluk taşıdığı ve bu sebeple ekonomik baskıyı daha fazla hissetmediği de söylenebilir. Ancak bu, erkeklerin her zaman eşit fırsatlara sahip olduğu anlamına gelmez.

Irk ve Sınıf: Etnik Kimlik ve Sosyoekonomik Konumun Rolü

Irk ve sınıf, özellikle Türkiye’deki TOKİ projelerinde de sıklıkla göz ardı edilen faktörlerdir. Düşük gelirli bireylerin konut edinebilmeleri için öncelikle sosyal ve ekonomik statülerini iyileştirmeleri gerekir. Ancak sınıfsal farklar, bu süreci oldukça zorlaştırmaktadır. Örneğin, kır ve kent arasında yaşanan ekonomik uçurum, şehirdeki dar gelirli insanların konut sahibi olmasını daha da güçleştirir. TOKİ projelerinde yer alan muhammen bedeller, genellikle bu kesimin ödeme kapasitesini aşmaktadır.

Öte yandan, etnik kimlikler de TOKİ konut projelerinde önemli bir yer tutar. Toplumun genellikle ötekileştirdiği ve marjinalleştirdiği etnik gruplar için, konut edinme fırsatları sınırlıdır. Etnik kimlikler, sosyoekonomik konumu belirleyen önemli faktörlerden biridir ve bu durum, TOKİ'nin projelerinde de kendini gösterir. Etnik çeşitliliğin yüksek olduğu bölgelerdeki projeler, genellikle etnik kimliklerine göre ayrımcılığa uğrayan grupların konut edinme şansını daha da kısıtlar.

Sonuç ve Düşündürücü Sorular

TOKİ'nin muhammen bedeli, sadece ekonomik bir gösterge değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerin birleşiminden doğan bir eşitsizlik haritasıdır. Bu yazı, bu eşitsizliklerin altını çizmeyi amaçlamaktadır. Ancak, bu konuda atılacak adımlar çok açıktır: Sosyal yapılar değiştirilmeden, yalnızca ekonomik düzenlemelerle bu eşitsizliklerin çözülmesi mümkün değildir.

Peki, toplumsal yapıları dönüştürmeden TOKİ gibi projelerle gerçekten daha eşit bir toplum yaratılabilir mi? Kadınlar, erkekler, etnik azınlıklar ve düşük gelirli gruplar için eşit fırsatlar sağlamak adına ne tür düzenlemeler yapılabilir? Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ırkçılıkla mücadele ederken, bu ekonomik fırsat eşitsizliği nasıl çözülebilir? Bu sorular, toplumsal yapıyı şekillendirecek ve herkes için daha eşit bir yaşam alanı yaratacak çözümler arayışında bize ışık tutabilir.

Kaynaklar:

1. "Toplumsal Cinsiyet ve Ekonomik Eşitsizlik" – Yalçın, M., 2019

2. "Irk ve Sınıf: Türkiye’de Konut Politikaları" – Demirtaş, N., 2021

3. "Sosyal Yapılar ve Konut Edinme" – Ergin, A., 2020

Bu yazı, toplumsal eşitsizliklerin ve normların bireylerin yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Bu forumda hep birlikte bu sorulara cevap arayalım!