Nitelikli insana ne denir ?

semaver

Global Mod
Global Mod
Nitelikli İnsana Ne Denir? Bir Hikâyenin Kalbinde Saklı Cevap

Merhaba dostlar,

Bu akşam sizlerle paylaşmak istediğim bir hikâye var. Aslında bir soru sormak için yazmaya başladım ama kelimeler beni yavaş yavaş geçmişin bir anısına götürdü. “Nitelikli insan” ne demektir diye düşünürken, bir yüz, bir ses, bir sahne belirdi gözümün önünde. Belki siz de okurken kendinizden bir parça bulursunuz.

---

Kasabanın Küçük Atölyesi

Bir zamanlar, deniz kenarındaki küçük bir kasabada yaşayan Selim adında bir marangoz vardı. Sessiz, planlı, ölçülü bir adamdı. İşini öyle ciddiye alırdı ki, tahtaya her dokunuşunda sanki bir strateji kurar gibi düşünürdü.

Onun karşısında ise, aynı sokakta yaşayan Elif vardı. Bir öğretmendi. Dünyayı ölçülerle değil, duygularla algılardı. İnsanları planlara değil, kalplere göre anlamaya çalışırdı.

Bir gün kasabanın okul binası, çıkan bir fırtınada ağır hasar aldı. Çocuklar derse giremez oldu. Belediye yardım edemedi, kaynak yoktu. O zaman Selim, kendi inisiyatifiyle atölyesini açtı ve “Ben yaparım,” dedi.

Elif, hemen gönüllüleri topladı. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar el birliğiyle işe koyuldular.

İşte orada, o tozlu atölyede, “nitelikli insan”ın ne olduğuna dair bir hikâye doğdu.

---

Selim: Akıl, Plan ve Sorumluluk

Selim bir lider gibi davranmıyordu; ama herkes onun etrafında toplanıyordu. Çünkü güven veriyordu. Herkes panik içindeyken o bir çayını alır, tahtaya dokunur, ölçüsünü alır, sessizce düşünürdü.

Ona göre nitelikli insan, “yapabileceğini bilip, yapmaya cesaret eden kişiydi.”

Bir gün biri ona,

> “Selim, bu kadar emek veriyorsun, ama kasaba bile farkında değil.”

> dediğinde, sadece gülümsedi:

> “Farkındalık değil, fayda önemli.”

Bu söz, herkesin içinde yankılandı. Çünkü çoğumuz “görülmek” için değil, “değerli hissetmek” için çabalıyoruz. Selim bunu çoktan aşmıştı.

---

Elif: Kalp, Empati ve Dayanışma

Elif ise o süreçte insanları bir arada tutan kalpti. Kimseye emir vermeden, sadece dinleyerek, anlayarak, hissettirerek bir şeyleri olduruyordu.

Bir kadının getirdiği sıcak çorbayı “küçük ama büyük bir katkı” diye över, bir çocuğun taşıdığı tahtayı “geleceğe bir tuğla” gibi anlatırdı.

Elif’e göre nitelikli insan, “başkalarının elini tutabilen, onların yüreğini hissedebilen kişiydi.”

Bir akşam, herkesin yorgun düştüğü bir anda, Elif şöyle demişti:

> “Bazen nitelik, bilgide değil; sabırda, merhamette saklıdır.”

O cümle, kasabanın gecesine karıştı. Belki de ilk defa insanlar, aynı işi farklı yollarla yaparken birbirlerini anlamaya başlamışlardı.

---

İki Yol, Tek Amaç

Selim’in planları olmadan atölye dağılırdı. Elif’in empatisi olmadan insanlar dağılırdı.

Biri stratejiydi, diğeri ruh.

Biri “nasıl yaparız” derken, diğeri “neden yaparız” diye soruyordu.

O günlerde ben de oradaydım. Belki küçük bir çıraktım, belki sadece izleyiciydim. Ama o iki insan sayesinde şunu öğrendim:

> Nitelikli insan, hem aklın hem kalbin ortak dilini konuşabilen kişidir.

---

Kasabanın Yeniden Doğuşu

Aylar süren çalışmanın sonunda okul yeniden açıldı.

Tahta kokusu, çocuk kahkahalarına karıştı.

Selim, duvar kenarında oturmuş, yeni sıralara bakan çocukları izliyordu.

Elif, ellerinde tebeşir, kara tahtanın önünde duruyordu.

O an kimse konuşmadı. Ama herkesin gözlerinde aynı şey vardı: bir şeyin “insan eliyle” yeniden doğabileceğine olan inanç.

Kasaba, o gün şunu anladı:

> Nitelikli insan, sadece “iyi bilen” değil, “iyi dokunan” kişidir.

---

Yıllar Sonra...

Aradan yıllar geçti. Selim’in atölyesi şimdi bir müze gibi duruyor. Duvarlarda eski ölçü tahtaları, eski fotoğraflar, bir köşede Elif’in yazdığı bir not var:

> “Bilgi yön verir, yürek tamamlar.”

Bir gün kasabaya geri döndüğümde, küçük bir çocuk yanıma geldi:

> “Amca, o atölyeyi yapan adam kimdi?”

> diye sordu.

> Gülümsedim,

> “Bir marangozdu,” dedim, “ama aslında bir öğretmendi.”

> Sonra düşündüm… Elif de bir öğretmendi, ama aynı zamanda bir marangoz kadar eliyle şekil verebilen bir insandı.

İşte o an fark ettim:

Nitelikli insan, mesleğiyle değil, insanlara dokunduğu biçimle anılır.

---

Hikâyenin Özünde Saklı Soru

Forumdaşlar,

Sizce nitelikli insan doğulur mu, yoksa yaşarken şekillenir mi?

Bir insanı “nitelikli” yapan şey diploması mı, tecrübesi mi, yoksa kalbindeki niyet mi?

Erkeklerin planları mı daha çok şey değiştirir, yoksa kadınların sabrı mı?

Belki de nitelik, birini tamamlayabilme gücüdür.

Bugün dünyada çok bilgi, çok yetenek var ama az nitelik.

Çünkü “nitelik” artık sadece CV’de değil, insanların birbirine verdiği güven, ilham ve umutta aranmalı.

---

Forumun Kalbine Soruyorum...

Sizce nitelikli insan kimdir?

Selim gibi plan yapıp dünyayı düzene koyan mı,

yoksa Elif gibi kalpleri onaran mı?

Yoksa her ikisini dengeleyebilen mi?

Belki de her birimiz, farklı zamanlarda bir Selim, bir Elif oluyoruz.

Belki de “nitelik” tam da bu geçişin içinde gizlidir:

aklın elini kalbin yüreğine koyabildiği o anda.

---

> “İnsan niteliklidir, çünkü tamamlanmamıştır.”

Hikâyeyi buraya bırakıyorum dostlar…

Sizce nitelikli insan, kendi yolunu bulan mı, yoksa başkalarının yolunu aydınlatan mı?