Müstahak görmek ne demek ?

Baris

New member
Müstahak Görmek: Kim Ne Kadar Müstahak?

Bugün sizlere eğlenceli bir şekilde, hepimizin hayatında karşılaştığı ama çoğu zaman anlamını tam olarak bilmediğimiz bir kavramdan bahsedeceğim: Müstahak görmek. Tamam, belki bu terimi ilk duyduğunuzda "Bu da neymiş?" diye iç geçirmiş olabilirsiniz. Ama merak etmeyin, hepimiz bu kelimenin nasıl ve ne zaman kullanıldığını anlamadıkça, “müstahak” kelimesi, tıpkı bir anda yeni bir emoji eklenmiş gibi, kafamızda beliren bir soru işaretine dönüşebiliyor. Şimdi sizlere bu kelimenin ne olduğunu açıklamakla kalmayıp, bunun toplumda nasıl işlendiğine dair eğlenceli bir bakış açısı sunacağım.

Müstahak Görmek: Ne Demek?

Hadi hemen başa dönelim ve bu kelimenin anlamına bakalım. Müstahak görmek demek, kısaca, birinin hak ettiğini düşündüğünüz bir şeyi yaşaması ya da başına gelmesi anlamına gelir. Yani, "O hak etti!" veya "Ona tam da böyle bir şey olması gerekiyordu!" gibi bir duygu barındırır. Ama bu “hak etmek” sadece iyi şeyler için değil, bazen kötü şeyler için de kullanılabilir. Mesela, birinin başına kötü bir şey geldiğinde, “Ah, müstahak görmüş!” derken, o kişinin yaşadığı olumsuzluğu adeta hak ettiğini düşünürsünüz.

Tabii burada bir problem var: Bu hak etme durumu neye dayanıyor? Herkesin hak etme anlayışı farklıdır ve bazen hayat bize biraz fazla sürprizli bir şekilde, gerçekten de tam müstahak görülen bir durumla karşı karşıya bırakabilir!

Bir Örnekle Anlayalım

Düşünün, Ahmet ve Zeynep iki eski arkadaş. Ahmet, Zeynep’in bir sunumunu sabote etmekle kalmamış, aynı zamanda ona karşı sürekli kötü yorumlar yapmış ve sonrasında o sunumda başına gelen felakete “Müstahak görmüştür!” diyerek gülmüştür. Evet, biraz soğuk ama bu gibi durumlar ne yazık ki insan ilişkilerinde sıkça karşılaştığımız anlar.

Zeynep, Ahmet’in bu tavrına karşı "O kadar da müstahak görmemiştir, bence durum tamamen tesadüf" demiştir. Ama Ahmet’in gözünde, Zeynep bir şekilde bu olayı hak etmiştir. Burada tam olarak hangi kriterlere göre “müstahak” görüldüğü sorusu devreye giriyor. Çünkü herkesin beklentileri farklı. Ahmet'in çözüm odaklı, stratejik bakış açısıyla Zeynep’i suçlu görmesi, Zeynep’in empatik ve ilişki odaklı yaklaşımıyla kendini haklı çıkarmaya çalışması arasında bir fark var.

Erkeklerin Stratejik, Kadınların Empatik Yaklaşımı

Şimdi biraz da toplumsal cinsiyet üzerinden bakalım. Ahmet’in yaklaşımını değerlendirdiğimizde, erkeklerin genellikle durumu stratejik ve çözüm odaklı bir şekilde ele aldığını görebiliriz. Bir problem olduğunda, hemen çözüm arayışı başlar ve olaylar genellikle daha “keskin” bir biçimde değerlendirilir. Bu bağlamda, Ahmet’in Zeynep’in başına gelen durumu müstahak görmesi, onun çözüm arayışındaki zihniyetini yansıtır.

Zeynep’in yaklaşımı ise daha empatik ve ilişki odaklıdır. Zeynep’in gözünde, başkalarına kötü bir şey olmasını istemek ya da onların kötü duruma düşmesini müstahak görmek, bir anlamda insanlıkla bağdaşmaz. Zeynep, Ahmet’in bakış açısını anlamaya çalışırken, bunun yerine “Bir hata yaptı ama belki de durumu daha iyi yönetebilirdi.” gibi bir empati kurar. Bu durum, toplumsal normların ve cinsiyet rollerinin nasıl etkili olduğunu gösteriyor: Kadınlar genellikle ilişkileri düzeltmeye ve çözüm bulmaya çalışırken, erkekler daha çok strateji ve mantık üzerine yoğunlaşır.

Müstahak Görmek: Toplumsal Yansımalar

“Müstahak görmek” sadece bireysel bir duygu değil, toplumsal yapıları da yansıtan bir kavramdır. Özellikle sosyal medyada gördüğümüz "hakketti" tarzı yorumlar, birinin kötü bir durumla karşılaşmasını, toplumun ne kadar kolayca “hak ettiğini” düşündüğünü gösteriyor. Bu kadar basit bir yargılama, toplumsal eşitsizliklerin, önyargıların ve ne yazık ki bazen de sınıfsal farkların sonucudur.

Peki, bu kadar basit bir şekilde başkalarının başına gelen kötü şeyleri "müstahak görmek" doğru bir davranış mı? Gerçekten insanlar, bir hatadan dolayı bir şeyleri hak etmek durumunda mı? Yoksa toplumsal yapılar bizi öyle bir noktaya mı getirdi ki, başkalarının felaketi bizim için bir tür tatmin kaynağı haline geliyor?

Herkes Müstahak Görmeyi Hak Eder mi?

Şimdi soralım: Gerçekten herkes müstahak görmek durumunda mı? Birinin kötü bir şey yaşadığında, belki de “hak etti” demek çok kolay olabilir. Ama hayatın ve insan ilişkilerinin karmaşası göz önüne alındığında, hak etme kavramı, her zaman düşündüğümüz gibi işleyemez. Elbette, kötü niyetli bir insanın başına gelen kötü olaylar bazen bizi mutlu edebilir, ama bu, hak etme anlayışımızı sorgulatıyor. Çünkü, insanlar bazen bir hata yapabilir, bazen bir şansa ihtiyaç duyabilir, bazen de yanlış anlaşılabilirler.

Hadi şimdi bir başka düşünceyi paylaşalım: Peki, biz başkalarına müstahak görmek yerine empatik olabilir miyiz? Yani, başkalarının hatalarına değil, insani durumlarına odaklanabilir miyiz?

Sonuç ve Tartışma

“Müstahak görmek” kavramı, aslında insan doğasına dair derin soruları da beraberinde getiriyor. Bazen hak ettiğini düşündüğümüz şeyleri başkalarının başına getirmeyi normal bulabiliriz. Ama belki de, hak ettiğimiz şeylerin başkalarına verilmesinin, aslında bize de daha çok şey kattığını unutmamalıyız. Sonuçta, kimse tam olarak neyi hak ettiğini bilmiyor, değil mi? Hepimiz bazen yanlış anlarız, bazen de bazı şeyler sadece hayatın akışıdır.

- Sizce müstahak görmek, gerçekten adaletli bir yaklaşım mı?

- İnsanlar başlarına gelen kötü olayları hak ediyor mu, yoksa hayatın karmaşasında birer figüran mıyız?

Bu sorular, hepimizin kendi bakış açısına göre değişebilir. Ama belki de önemli olan, başkalarına karşı daha empatik yaklaşmak ve herkesin kendi hikâyesine saygı duymak değil mi?